• 22 Aralık 2021

HPV Virüsü ve Rahim Ağzı Kanserleri

Günümüzde kanser tedavisi konusunda oldukça fazla ilerleme kaydedilmiş olmasına karşın yine de bu hastalık türü insan ölümlerinin başta gelen nedenleri arasında yer almaya devam etmektedir.

Ancak kanser erken tanısı zor ve tedavisi de kısıtlı ve zor olan bir hastalıktır. Bu nedenle kanserden korunma daha da ön plana çıkmaktadır. Jinekolojik kanserlerde genel olarak riski arttıran faktörlerden bir kaçını; ailede kanserli hasta öyküsünün olması, hiç doğum yapmamış olmak, cinsel yolla bulaşan hastalıklar geçirmiş olmak, sigara kullanmak, aşırı kilo, düzenli jinekolojik muayeneye gitmemiş olmak olarak sıralayabiliriz. 

Rahim ağzı kanseri nedir?

Rahim ağzı rahmin vajinaya açılan boyun kısmıdır. Rahim ağzı kanseri ciddi ancak önlenebilir bir hastalıktır. Kanser gelişmeden önce rahim ağzındaki hücrelerde oluşan değişime ‘displazi’ adı verilmektedir. Bu, displazi gösteren hücrelerin ortadan kaldırılması ile rahim ağzı kanserinin ortaya çıkması önlenmiş olur. Bu durum tedavi edilmediğinde ise zamanla bu hücreler kanser hücrelerine dönüşerek rahim ağzının dış kısmında sınırları belli bir kanser oluştururlar ve rahim ağzının diğer katlarına, diğer organlara yayılırlar. Tarama testleri ile ileride kansere dönüşebilen displazi tespit edebilmektedir. Erken dönemde teşhis edilebilen bu vakaların %95’inden fazlası iyileşebildiğinden erken teşhis ve tedavi çok önemlidir. Böylelikle diyebiliriz ki rahim ağzı kanseri önlenebilir bir hastalıktır, yeter ki erken evrede yakalanabilsin. Bu da tabii ki düzenli jinekolojik muayeneler ve tarama testlerinin yapılması ile mümkündür.
 

Rahim ağzı kanserlerinin oluşumuna neler sebep olmaktadır?

Rahim ağızı kanserinin gelişimi için bilinen en güçlü risk faktörü cinsel yolla geçiş gösteren Human Papilloma Virus (HPV) ile uzun süre öncesinden beri infekte olmaktır. Erken yaşlarda cinsel ilişkiye başlamış olan, çok partnerli cinsel hayatı olan veya eşi çok partnerli olan kadınlarda kanser gelişimine yol açan öncü lezyonların oluşma riski yüksektir. Düşük sosyoekonomik düzey, sigara kullanımı ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CBH) da rahim ağzı lezyonlarının riskini arttıran faktörlerdir. 

Human Papilloma Virus (HPV) nedir?

HPV, oldukça sık rastlanan cinsel yolla geçen bir virüsdür. Hemen hemen insanların çoğu hayatlarının bir döneminde bu virüsle infekte olmaktadırlar. Hiçbir şikâyete yol açmayan bir virüs olduğu için ilk ne zaman ve ne şekilde bulaştığını bilmek mümkün değildir. HPV ile oluşan infeksiyonların tamamına yakını geçici bir infeksiyonlardır ve birkaç ay içinde herhangi bir doku değişimine yol açmadan iyileşmektedirler. Bazı kadınlarda ise bu enfeksiyon neticesinde kanser-öncesi lezyonlar gelişebilmekte ve bu lezyonlar da tarama testleri ile saptanıp ortadan kaldırılır ise kanser oluşumu engellenmiş olmaktadır. 

Human Papilloma Virus Enfeksiyonları rahim ağzında neler yapabilir?

Cinsel temas yolu ile bulaşan Human Papilloma Virüs (HPV) olarak adlandırılan virüsler; genital bölgede siğillere neden olabilir, herhangi bir lezyona neden olmadan inaktif olarak kalabilir veya rahim ağzındaki hücrelerde değişikliklere ve rahim ağzı kanserine neden olabilirler. Çok sayıda tipi olan HPV’lerin yüksek riskli tipleri kanserleşmeye yol açar. Yüksek riskli olanlar ile olaşan infeksiyonların çoğu da iyileşir, ancak uzun yıllar vücutta iyileşmeden kalırlarsa kansere yol açarlar. Düşük riskli tipler ise kansere yol açmayıp genital organlardaki siğillere yol açarlar. Bunlar da çıkarılarak, yakılarak kolayca tedavi edilebilirler.
 

HPV nasıl bulaşmaktadır?

Genellikle genital bölgedeki deri teması ile bulaşmaktadır. Vajinal, anal, oral temas ile de bulaşabilmektedir. Cinsel ilişki olmadan da bulaşma söz konusudur. 

HPV infeksiyonuna yakalanmamanın bir yolu var mıdır?

HPV infeksiyonunu geçirme riskini 4 yolla düşürebilirsiniz:                                                                                       

Aşılanarak; HPV aşısı, rahim ağzı, vajen, dış genital organ kanserlerine, kanser-öncüsü lezyonların oluşumuna anormal sonuçlu smear oluşumuna karşı etkili ve güvenli bir aşıdır. Aynı zamanda genital siğillerin de oluşumunu engellerler.

Seksüel ilişkide bulunmayarak; ilişki veya cilt teması olmazsa enfeksiyon da olmaz, ancak bu pratik olarak imkansızdır insan hayatında…

Sex partnerlerini kısıtlamak; Sadece hayatında sizinle ilişkisi olmuş olan partner bulmak da pratikde uygulaması zor bir korunma yöntemidir.

Kondom kullanmak; Kondom teması tamamen engellememekle birlikte olasılığı düşürebilir, aynı zamanda da HIV, Herpes gibi diğer cinsel yolla geçen hastalıklara karşı da koruyucudur. 

HPV aşıları hangi yaş grubuna yapılır? Yan etkileri var mıdır?

HPV aşıları, mümkünse her genç kıza ilk cinsel temastan önce yapılmalıdır. Aşı takvimi olarak en ideali 9-12 yaş grubudur ancak 26 yaşına kadar yapıldığında da etkili koruma sağlamaktadır. Aşı; ilk dozdan 2 ay sonra ve ondan da 4 ay sonra olmak üzere 3 kez yapılmaktadır. Henüz sosyal güvenlik kurumu tarafından ödenmemektedir. Bilinen yan etkileri her aşıda olduğu gibi injeksiyon yerinde kızarıklık, ateş gibi hafif yan etkilerdir. Ciddi bir yan etkisi yoktur.

Rahim ağzı kanserinin klinik bulguları nelerdir?

Rahim ağızı kanserinin erken evrelerinde hiçbir rahatsızlık veya bulgu görülmeyebilir. Rahim ağzı kanserine dönüşen hücreler vücudunda oluşuyor olmasına rağmen kendilerini çok sağlıklı hissedip, hiçbir yakınmaları olmayabilir. Bu nedenledir ki kadınların yıllık rutin Pap smear testlerini ve jinekolojik muayenelerini yaptırmaları gereklidir. Doktorunuzun düzenli olarak bu hastalığın varlığına ilişkin düzenli testler yapmasının önemi de bundan kaynaklanır. Hastalığın ilerlemesi durumunda kanlı akıntı, ilişki sonrası kanama, düzensiz ve fazla kanama gibi şikâyetler ortaya çıkmaya başlar. 

Rahim ağzı kanserinde hangi tarama testleri yapılmaktadır?

Pap smear testi denen genel jinekolojik kontroller sırasında muayene masasında rahim ağzından dökülen hücrelerin alınıp anormal değişimin olup olmadığının mikroskop altında patolog tarafından analiz edildiği test en sıklıkla kullanılandır. Bazı özel durumlarda sürüntüden HPV virüsünün hangi tipi ile infekte olunduğunu analiz eden HPV testi de mevcuttur. Ancak bu testi yaptırma kararını ileri tetkik gerektiği durumlarda doktorunuz verecektir.

Pap smear testi nedir? Nasıl yapılır?

Papsmear incelemesi temelde bir kanser tarama testidir. Pap smear testi değişim bölgesindeki hücre örneklerinin jinekolojik muayene esnasında alınıp mikroskop altında incelenmesidir. Bu bölgeden toplanan hücrelerin mikroskop altındaki yapısal özelliklerine bakarak hücrelerin normal olarak devam eden yenilenme sürecinde oldukları veya kanserleşme eğilimi gösterdikleri belirlenebilmekte ve başlamış bir kanser durumunda kanser hücrelerin kendisi gözlenebilmektedir.  

Rahim ağzı kanseri ve özellikle de ileri evre kanser şifa ile sonuçlanma olasılığı düşük, kanser öncüsü lezyon aşamasında veya çok erken evre kanser aşamasında yakalandığında şifa ile sonuçlanma olasılığı oldukça yüksek bir hastalıktır. Pap smear kanser öncüsü lezyonları yakalayabilen bir inceleme olarak bu konuda insanoğluna büyük yararlar sağlamaya devam etmektedir. Böyle etkili bir kanser tarama testi mevcut olmasına karşın ülkemizde kadınlarımızın çoğu bu yöntemi bilmemekte veya göz ardı etmektedirler. Ülkemizde rahim ağzı kanserine yakalanan kadınların sorgulamasında %80'inden fazlasında bu testin hiçbir zaman yapılmadığı veya düzenli olarak yapılmadığı ortaya çıkmaktadır.

Pap smear testi HPV’nin yol açtığı hücresel değişimleri tespit edebilir mi?

Evet. Rahim ağzından ve oradan hazneye dökülen hücrelerin bir fırça yardımı ile toplanması neticesinde alınan sürüntü mikroskopta incelenmekte ve rahim ağzı kanserine doğru değişim gösterecek hücreler tespit edilmektedir. Uygulaması kolay, ofiste uygulanabilen ve güvenilir bir testtir. 

Smear testi ne sıklıkla uygulanmalıdır?

Cinsel yönden aktif hale gelen her kadın yıllık jinekolojik muayeneler için başvurmalı ve bu esnada pap smear kontrolleri yapılmalıdır. Üç normal pap smear sonrası, sıklığı iki yılda bire indirilebilir. Yıllık jinekolojik muayeneler ömür boyu sürdürülmelidir.

Kliniğimizde smear  testinde anormal hücre görülen hastalarımızda temel amacımız bu hücre anormalliğine neden olan rahim ağzındaki bölgeyi kolposkop dediğimiz bir tür mikroskopla bularak doku örneği almaktır. Bu işleme biyopsi denir ve anormal hücrelerin kanserli olup olmadığını kesin olarak anlamanın tek yoludur.

HPV ile bulaş olduktan sonra rahim ağzı bölgesine yerleşen virüsün dokuda kanser oluşturması için geçen zaman 6-10 yıl  olarak bildirilmektedir. Düşük dereceli lezyonların çok büyük kısmının gerilediğini, 1 yıl içinde vücudun virüsü etkisizleştirdiğini biliyoruz. Düşük dereceli kanser öncesi lezyonu olan olguları izlemek yeterli olabilir, çünkü bu olguların çok önemli bir kısmı kendiliğinde iyileşmektedir.  Ancak bu olgularda lezyon 1 yıl sebat ederse tedavi kararı alınabilmektedir. Yüksek dereceli kanser öncesi lezyonu olan olgular ise tedavi edilmektedir. Tedavide  amacımız lezyonlu bölgeyi yok etmektir.

Rahim ağzı kanseri nasıl tedavi edilir?

Rahim ağzı kanserinin ilerlemesi bazen çok hızlı olabildiğinden, kanserin erken dönemde saptanabilmesi için tüm kadınların düzenli jinekolojik muayene ve Pap smear testi yaptırmalarının büyük önemi vardır. Hastalık bulgu vermeye başladığında çoğunlukla ilerlemiş safhadadır. Kanserin tanısı jinekolojik muayene ve alınan örneklerin patolojik incelemesi ile yapılır. Rahim kanserinin tedavisi hastalığın evresine, tümörün büyüklüğüne, kadının yaşına, genel fiziksel durumuna ve çocuk sahibi olma isteğinin güçlülüğüne bağlıdır. Erken dönemde basit bir operasyon (Konizasyon) ile sadece rahim ağzındaki hastalıklı bölgeyi çıkararak tedavi edilebilirken, hastalık ilerlediğinde rahim ve etrafındaki çevre dokuları ile lenf bezlerinin çıkarılmasını gerektirecek büyük bir operasyona ihtiyaç duyulur ve bunlara ek olarak radyoterapi ve kemoterapi denen ilaç ve/veya ışın tedavileri de gerekecektir.

Mail Gönderimi Başarılı oldu

x

Uzmanlarımıza Sorun

Talebinizle ilgili yardımcı olabilmemiz için lütfen formu doldurun.